Sağlıklı yaşam Doğum nasıl gerçekleşir?
Doğum, çok özel bir yaşam olayıdır. Birçok insan doğuma büyük saygı duyar. Ebeler ve tıbbi kurumlar, doğumun mümkün olduğunca güvenli gerçekleşmesini sağlar.
Bir bakışta
- Normal doğum, doğal yollarla gerçekleşen doğumdur.
- Düzenli kasılmalar olması veya suyun gelmesi (su kesesinin patlaması) durumunda seçtiğiniz doğum yerine gitmelisiniz.
- Normal doğum birkaç aşamada gerçekleşir: Önce rahim ağzının açılması gerekir, çıkış ve baskı aşamasında çocuk doğum kanalından itilir ve ardından doğum sonrası aşama gerçekleşir.
- Davranış önlemleri, ağrı kesiciler veya epidural anestezi doğum sancılarını hafifletebilir.
- Vantuz gibi yardımcı gereçlerle zor doğumlar bile doğal yollarla tamamlanabilir.
- Bazı durumlarda sezaryen gereklidir veya tercih edilir.
Not: Bu yazıdaki bilgiler bir doktor muayenesinin yerini tutamaz ve kişinin kendi kendine teşhis yapabilmesi veya tedavi etmesi için kullanılmamalıdır.
Normal doğum nedir?
Normal doğumda bebek, vajinal yoldan doğal olarak dünyaya gelir. Temel olarak herhangi bir tıbbi yardım gereci olmadan gerçekleşen, doğal bir süreçtir. İnsanlık binlerce yıl boyunca bu şekilde hayatta kalmıştır.
Ancak eski zamanlarda doğuma bağlı hem anne hem de çocuk ölümleri çok yüksek olmuştur. Gelişmekte olan ülkelerde bu durum kısmen hala geçerlidir. Almanya'da modern tıbbın sunduğu imkanlar, anne ve bebek ölümlerinin belirgin şekilde azalmasını sağlamıştır. 2023 yılında, 1000 yeni doğandan 2'si doğumdan sonraki 28. güne kadar, 100.000 kadından 4'ü ise hamilelik sırasında veya doğumdan sonraki 42. güne kadar hayatını kaybetmiştir.
DSÖ tahminlerine göre sezaryen, tüm doğumların yaklaşık %10 ila %15'inde tıbbi açıdan gereklidir. Almanya'da ise çocukların yaklaşık %30'u sezaryen ile doğmaktadır. Faydaları ve riskleri dikkatlice değerlendirildikten sonra, bazı durumlarda "istenen sezaryen" de uygun olabilir.
Her insan ve her doğum benzersizdir. Doğumlar genellikle beklenenden farklı bir şekilde ilerler. Normal doğumun ve sezaryenin nasıl gerçekleştiğini burada öğrenebilirsiniz.
Evde mi, doğum merkezinde mi klinikte mi?
İnsanın çocuğunun nerede dünyaya geleceği çok önemli bir karardır. Hamilelik sorunsuz ilerlerse; klinikte ayakta veya yatarak doğum, doğum merkezinde doğum veya evde doğum arasında seçim yapabilirsiniz.
Tıbbi-teknik bakımın her zaman mümkün olduğundan emin olmak istiyorsanız, klinik sizin için doğru seçim olacaktır. İlaçlara veya tıbbi müdahalelere temkinli yaklaşanlar, bir doğum merkezinde veya evde doğumu tercih edebilir. Doğum merkezinde ve evde doğumda şunlar olur: Bir ebe tarafından bire bir bakım ve buna uygun olarak rahat, oldukça sade bir atmosferde bireysel bakım. Ancak öngörülemeyen komplikasyonlar ortaya çıkarsa kapsamlı tıbbi destek gecikmeli olarak sağlanabilir. Çoğu klinik ve doğum merkezinin sunduğu bilgilendirme akşamları ve muayene randevuları çok yardımcı olur.
Bir klinik seçimindeki kriterler şunlar olabilir:
- Doğum odalarının donanımı
- Ebenin doğumu yönettiği bir ebe doğum salonunun bulunması
- Kendi seçtiğiniz bir ebe veya anlaşmalı ebe ile doğum yapma imkanı
- Sezaryen oranı
- "Birlikte kalma" imkanı, yani bebeğin annenin yatağının hemen yanında kendi beşiğinde kalması
- Eşin veya bazı durumlarda bir kardeşin de konaklayabileceği aile odalarının bulunması
- "Bebek dostu" sertifikası
Bir kliniğe veya doğum merkezine kayıt olmak için bir görüşme randevusu alınır. Doğum kayıt görüşmesinden önce sorularınızı ve isteklerinizi not edin. Doğum için kayıt yaptırdığınızda bilgileriniz kaydedilir ve bir dosya oluşturulur. Doğum sırasında sizin için nelerin önemli olduğu da dosyanıza eklenebilir.
Doğum sancılarıyla başa çıkma ve doğum sırasındaki/sonrasındaki bakım gibi sizin için önemli olan konular hakkında bilgi edinin ve uzmanlardan özel danışmanlık alın. Böylece kararlarınızı bilinçli olarak alabilir ve doğum sürecine ilişkin isteklerinizi belirtebilirsiniz.
Doğum yerinin seçimiyle ilgili daha fazla bilgiyi Doğuma Hazırlık makalemizde ve Bundesinstitut für Öffentliche Gesundheit'ın (Federal Halk Sağlığı Enstitüsü) familienplanung.de adresinde bulabilirsiniz.
Ne zaman başlar?
Hangi sinyallerin doğum sürecini başlattığı henüz netleştirilememiştir. Anne, çocuk ve plasenta (“meşime”) yani ikisi arasındaki bağlantı tarafından üretilen çok sayıda haberci maddenin birlikte çalıştığı tahmin edilmektedir.
Normal bir hamilelik yaklaşık 40 hafta sürer. Çoğu çocuk, hesaplanan doğum tarihinden 14 gün önce ila 14 gün sonra doğar. Tüm doğumların sadece yüzde 4'ü tam olarak hesaplanan tarihte gerçekleşir.
Doğumun başladığını nasıl anlarım?
Doğumun başladığını gösteren çeşitli belirtiler vardır:
- Amniyotik kese patlar ve amniyo sıvısı boşalır veya damlar
- 5 ila 10 dakikalık aralıklarla düzenli kasılmalar başlar
Bu belirtilerden biri ortaya çıktığında ebenizle iletişime geçmeniz veya kliniğe gitmeniz gerekir. Ebeler vajinal muayene ile rahim ağzının açılmaya başlayıp başlamadığını ve doğumun gerçekten başlayıp başlamadığını tespit edebilirler.
Önemli bilgi: Hamilelik boyunca rahim ağzını kapatan mukus tıkacının açılması, doğumun yakında başlayacağının ilk belirtisi olabilir. Ancak bu doğumdan birkaç gün önce de meydana gelebilir. Genellikle bu durumda hemen kliniğe gitmenize gerek yoktur.
“Gerçek” kasılmaları nasıl anlarım?
Rahmin her ağrılı kasılması doğumun başladığını göstermez. Doğumdan uzun süre önce görülen çeşitli kasılma türleri vardır:
- Alıştırma kasılması: Rahimde hissedilir ancak ağrılı olmayan kasılmalar varsa alıştırma kasılması söz konusudur. Bu kasılma türünün rahim ağzına bir etkisi yoktur.
- Ön kasılma veya yalancı kasılma: Bu tür kasılmalar hamileliğin son 4 haftasında görülebilir ve çocuğun kafasını pelvise iter. Bazen ağrılı olabilirler ve rahim ağzını kısaltabilirler ancak genellikle henüz rahim ağzının açılmasına etki etmezler.
- Açılma kasılması (doğum kasılması): Bunlar başta düzensiz olup daha sonra düzenli olarak, 3 ila 5 dakikalık ya da daha kısa aralıklarla görülen ağrılı kasılmalardır. Bu kasılmalar rahim ağzının açılmasını sağlar ve doğumu başlatır.
- Çıkış kasılması: Çocuğu doğum kanalına iten, 2 ila 5 dakikalık aralıklarla görülen kuvvetli, ağrılı kasılmalardır. Rahim ağzı tamamen açıldıktan sonra meydana gelirler.
- Baskı kasılması: Kadın karın kasları ile mutlak baskı yapma dürtüsü hissediyorsa baskı kasılmalarından bahsedilir. Genellikle bebeğin doğumundan kısa bir süre önceki aşamada meydana gelirler.
- Doğum sonrası kasılması: Rahim, doğumdan sonra plasentayı dışarı atmak için birkaç kez kasılır. Bu kasılmalar, rahimde plasentanın bulunduğu bölgeden gelen kanamayı azaltır.
- Ardıl kasılma: Bu tür bir kasılma, rahmin doğum sonrası yenilenmesine yardımcı olur ve löşinin akmasını teşvik eder. Sonraki kasılmalar sıklıkla emzirme sırasında meydana gelir, çünkü süt üretimini tetikleyen oksitosin hormonu aynı zamanda rahmin kasılmasına da neden olur.
Normal doğum nasıl gerçekleşir?
Normal doğum yaklaşık 4 ila 18 saat sürer; ilk kez doğum yapanlarda genellikle daha önce doğum yapmış olanlara göre biraz daha uzun sürer. Doğum dört aşamadan oluşur:
Açılma aşaması
Açılma kasılmaları, rahim ağzının yavaşça açılmasını sağlar. Böylece çocuğun rahim vücudundan serviks ve vajina yoluyla dışarıya geçeceği yol açılır. Hormonlar dokunun yumuşak ve esnek bir hale gelmesini sağlar.
Çıkış aşaması
Çıkış aşaması, rahim ağzının yaklaşık 10 santimetrelik bir genişlikle tamamen açılmasıyla başlar. Leğen kemiğinin üstünde ve altında oval birer açıklık vardır. Üst açıklık enlemesine, alt açıklık ise boylamasınadır. Bu nedenle çocuk doğum kanalından geçerken 90 derecelik hafif bir dönüş yapar. Çıkış kasılmaları çocuğu ileriye doğru iter.
Baskı aşaması
Baskı kasılmaları, kafa çıkmadan kısa bir süre önce görülür. Anne her kasılmada karın kaslarıyla baskı yapmak için mutlak bir dürtü hisseder. Çoğu çocuğun önce kafası çıkar ve bu sırada genellikle annenin sırtına dönük olur. Yüzü annenin karnına dönük olan bebekler için "ters geliş" terimi de kullanılır. Kafa çıktıktan sonra, sonraki kasılmayla omuzlar çıkar. Vücudun geri kalanının çıkışı hızlı gerçekleşir. Ters duran çocuklar da doğal yollarla dünyaya gelebilir. Bu çocuklar doğum kanalına kalçaları önde olacak şekilde girerler.
Doğum sonrası aşama
Bebek doğduğunda ilk nefesini alır. Akciğerleri genişler ve nefes verirken genellikle çığlık atar. Ebeler bebeği annenin göğsüne koyar. Ebeler göbek bağını keser, çocuğu temizleyip muayene eder. Doğum sonrası kasılmalarla plasenta dışarı atılır ve eksiksiz olma bakımından kontrol edilir. Bebeğin memeyi emmesi plasentanın atılmasını kolaylaştırır.
Ne gibi doğuma yardımcı gereçler vardır?
Doğumun herhangi bir aşamasında doğum süreci ertelenebilir veya doğum durdurulabilir. Bu gibi durumlarda doğumun normal yollarla devam edebilmesi için çeşitli yardımcı gereçler kullanılabilir:
Pitosin damlası
Kasılmalar yeterince güçlü değilse doğum sırasında damar yoluyla rahmin kasılmasını güçlendiren ilaçlar (sancı serumu) verilebilir.
Vantuz
Çıkış aşamasında doğumun durması halinde, çocuk doğum kanalında kalır. Bu durumda doktorlar örneğin bir vantuzdan yardım alarak çocuğun doğmasını sağlayabilir. Bu sırada ebe, kadına talimat vermeye devam eder. Vantuz yönteminde, çocuğun kafasına metal veya plastikten bir kapak yerleştirilir. Bu da vakum yardımıyla çocuğun kafasını sıkıca tutar. Bu işlemde çocuk yaralanmaz. Vantuzun izleri doğumdan sonra ciltte genellikle görülür ancak bu izler kısa sürede geçer.
Ağrılara katlanmak mı ağrıyı kesmek mi?
Doğum sırasında meydana gelen ağrılar çok farklı şekillerde hissedilebilir. Temel olarak korku ve gerginlik ağrıları daha kuvvetli hale getirir. Bu nedene doğum hazırlığında ve doğum sırasında çok sayıda önlem alınarak rahatlatıcı bir atmosfer yaratmaya çalışılır.
Doğum sancılarını başarılı bir şekilde tedavi etmenin çeşitli yolları vardır. En iyisi, sizin için uygun olan yöntemi doğumdan önce ebenizle konuşmaktır. Ağrılar dayanılmaz hale geldiyse, kimse buna katlanmak zorunda değildir. Doğum sırasında ağrıyı kesmek için aşağıdaki yöntemler kullanılır:
Ağrıyı hafifletici önlemler
Özellikle açılma aşamasında, pozisyon değiştirmek veya rahatlatıcı banyolar kasılma ağrılarını daha katlanılır hale getirebilir. Diğer seçenekler ise kısa süreli yürüyüşler, jimnastik topuna oturmak, rahatlama veya nefes egzersizleridir. Akupunktur gibi alternatif yöntemler de mümkündür.
Antispazmodikler
Açılma aşamasının başlarında kas gevşetici ilaçlar kullanılarak rahim ağzının açılmasına yardımcı olunabilir.
ağrı kesiciler
Hafif ağrı kesiciler, açılma aşamasında kolaylık sağlar. Opiat gibi daha güçlü ağrı kesiciler doğum sırasında kullanılabilir ancak doğumun sonunda kullanılamaz. Opiatın doğumdan kısa bir süre önce verilmesi, doğumdan sonra bebeğin solunum dürtüsünü azaltabilir. Ağrıyı hafifletmek için kullanılan başka bir madde de gülme gazıdır.
Epidural anestezi (PDA)
Omuriliğin alt bölgesine ihtiyaç halinde veya sürekli ağrı kesici veren bir epidural kateter ile doğum sancıları etkili bir şekilde giderilebilir. Bunun için vertebra gövdesi ile omurilik kanalı arasına ince, yumuşak kauçuk bir tüp sokulur ve bu tüpün içinden ağrı kesici ilaç verilir. Bu tüp, ağrının pelvisten iletilmesini engeller.
PDA yöntemine başvurmayla ilgili karar, kasılma aktivitesi henüz çok güçlü olmadığında, ancak serviks biraz açıldığında verilmelidir. Ağrıyı kesme yöntemi güvenilirdir ve sezaryenin gerekli olması halinde de kullanılabilir. Genellikle doğumu yavaşlatması ve kasılmaların güçsüzleşmesi, PDA’nın dezavantajlarındandır. Bu nedenle kasılmaları desteklemek için sıklıkla ek olarak sancı serumu takılır. Baskı dürtüsü de genellikle daha az görülür. Diğer olası yan etkileri ise kan basıncında düşüş ve idrar yapmada sorunlardır.
Spinal anestezi
Spinal anestezide, ağrı kesici doğrudan omurilik kanalına enjekte edilir. Bu yöntemle ağrı hızlı bir şekilde kesilir. Buna özellikle sezaryenin gerektiği durumlarda başvurulur. Genel anesteziye göre avantajı, annenin çocuğunun doğumunu bilinçli olarak deneyimlemesi ve doğumdan hemen sonra çocuğa sarılabilmesidir.
Pudendal anestezi
Doğumun ilerleyen aşamasında ağrının kesilmesi gerekirse, vajinadan bir şırınga ile dış genital organlara ve perine bölgesine ağrı iletimi engellenebilir. Ancak bu yöntem günümüzde çok nadiren kullanılmaktadır.
Kendiliğinden doğum hangi sonuçlara yol açabilir?
Doku yumuşak ve esnek olsa da çocuğun doğum kanalından geçişi sırasında vajinal mukozada yaralanmalar meydana gelebilir. Bu sırada oluşan küçük yırtıklar kendiliğinden iyileşir. Daha büyük yırtıklar ise doğumdan kısa bir süre sonra dikilir.
Perine yaralanmaları
Perine, vajina ve anüs arasındaki yumuşak doku ve kaslardır. Ebeler, uygun tutamaklarla perineyi baskı aşamasında korurlar. Ancak buna rağmen, kuvvetli baskı kasılmalarının doğumu hızlandırması halinde perine bölgesinde yırtılmalar meydana gelebilir.
Özellikle vantuz gibi yardımcı gereçler gerektiğinde, doğum kanalının çıkışını genişletmek için perinenin kesilmesi gerekebilir. Perine yaralanmaları, doğumdan kısa bir süre sonra hemen tedavi edilir.
Rahimde plasenta parçalarının kalması
Doğumdan sonra plasentanın eksiksiz olma bakımından kontrol edilmesi önemlidir. Plasenta parçalarının rahimde kalması, şiddetli kanama gibi ciddi sonuçlara yol açabilir. Plasenta tam değilse doktor rahim içindeki kalan parçaları kontrol eder ve çıkarır. Bu tür bir müdahale anestezi etkisinde gerçekleşir.
Doğumdan sonra yoğun kanamalar
Yoğun kanamalar, hem kendiliğinden doğumdan hem de sezaryenden sonra görülebilir. Şiddetli ve çok nadir görülen hayati tehlike oluşturan kanamaların ana nedeni uterus atonisidir. Bu, doğumdan sonra rahmin yeterince kasılmamasını ifade eder.
Herhangi bir risk almamak için, kadınlar doğumdan sonraki 2 ila 4 saat arası gözetim altında tutulur. Doğumdan sonra vücudun kendi hormonu olan oksitosin, rahmin kasılmasını sağlar. Bebeğin annenin memesinde oluşturduğu emme uyarısı, oksitosin salgısını artırır.
Sezaryene ne zaman başvurulmalıdır?
Her hamileliğin sonuna doğru, çoğu çocuk uzunlamasına pozisyondadır ve kendiliğinden doğabilir. Çocuk enine veya çapraz pozisyondaysa kendiliğinden doğum mümkün değildir. Plasentanın konumu ile annenin veya doğmamış bebeğin hastalıkları da sezaryen nedeni olabilir. Sezaryen, günümüzde hayat kurtaran ve doğum komplikasyonlarına karşı koruyan rutin bir müdahaledir.
Çoğu sezaryen planlanabilir (birincil sezaryen). Sezaryen planlanmamış ancak doğum sırasında gerekli hale gelmişse buna ikincil sezaryen denir. Ayrıca, çocuğun sezaryenle en kısa sürede dünyaya getirilmesi gereken durumlar da meydana gelebilir. Annenin veya çocuğun hayatı akut tehlikedeyse buna her zaman başvurulur.
Sezaryen yöntemine başvurmanın zorunlu nedenleri
- çocuğun pozisyonu doğuma izin vermiyorsa
- plasenta rahim ağzı çıkışının önünde duruyor ve doğum kanalını bloke ediyorsa
- önceki bir sezaryende rahimde dikey kesi yapılması gerekmişse ve bu nedenle rahim yırtılması riski bulunuyorsa
- çocuk, annenin pelvisine göre çok büyükse
- başka yöntemlerle müdahale edilemeyen doğumun durması
- annede yüksek kan basıncı ve kramp (eklampsi; HELLP sendromu)
Sezaryen yöntemine başvurmanın zorunlu olmayan nedenleri
- önceden sezaryen yapıldıysa
- çocuğun pozisyonu doğumu zorlaştırabilirse
- çoğul doğum
- doğumun durması
- çocukta gelişim bozuklukları, hastalık veya malformasyon belirtileri varsa
- bazı kalp hastalıkları veya ağır metabolizma bozuklukları gibi annedeki rahatsızlıklar
- doğum stresi nedeniyle annenin sağlığı tehlikedeyse
- doğumun çok uzun sürmesi nedeniyle annenin yorulması
Acil sezaryen yöntemine başvurmanın nedenleri
- plasentanın rahim duvarından erken ayrılması; bu sırada genellikle yoğun kanama görülür
- göbek kordonu öne kayarsa ve çocuk ile doğum kanalı arasında sıkışırsa (göbek kordonu sarkması)
- plasenta yırtılması
- bebeğin kalp atışları yavaşladığında ve bebeğin oksijen desteği tehlikeye girdiğinde
İstenen sezaryen
İstenen sezaryen, sadece hamile kadının isteğine bağlı olarak tıbbi gereklilik olmaksızın yapılan sezaryendir. İstenen sezaryen, Almanya'da yüzde 2 ila 3 oranıyla oldukça nadir uygulanan bir yöntemdir ve özel olarak ödenmesi gerekir. Operasyonun yararları ve riskleri bir doktorla dikkatlice düşünülüp tartılmalıdır.
Sezaryen işlemi nasıl ilerler?
Öncelikle annenin herhangi bir ağrı hissetmemesi sağlanır. Doğum sırasında bilincinin açık kalabilmesi için bu işlem genellikle epidural veya spinal anestezi ile gerçekleştirilir. Böylece çocuğu doğumdan hemen sonra kucağına alabilir. Genel anestezi daha hızlı etki eder ve özellikle acil sezaryende buna başvurulur.
Cerrahlar, öncelikle kasık kemiğinin yaklaşık iki parmak üzerinde deride enine bir kesi yapar. Sonra karın duvarının ve peritonun kaslarını keserler. Rahim de enine açılır. Doktorlar çocuğu elleriyle çıkarır ve göbek bağını keserler. Bu yöntemle plasentayı da çıkarırlar. Ardından tüm katmanlar yeniden tek tek dikilir. İlk deri kesisiyle doğum arasında geçen süre genellikle birkaç dakikadır.
Sezaryenden sonra anne ve çocuk genelde 3 ila 4 gün klinikte kalır. Rutin bir müdahale olsa da enfeksiyon veya kanama gibi komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Ciddi komplikasyonlar yüzde birin altındadır ve nadiren görülür.
Kendiliğinden doğuma göre sezaryenin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Kendiliğinden doğum, çocuğun dünyaya gelişinin doğal yoludur. Amniyotik sıvının tamamının dar doğum kanalı yoluyla akciğerlerden dışarı itilmesi avantajına sahiptir ve çocuk ilk kez nefes aldığında akciğerler daha iyi gelişebilir. Bunun sonucunda, kendiliğinden doğumdan sonra solunum sorunları daha az görülür. Çocuğun, vajinadaki bakteri florasıyla temasının ilerleyen dönemlerde çocuğun sağlığı üzerinde olumlu bir etkisi olduğu varsayılmaktadır; ancak bu henüz bilimsel olarak kanıtlanmamıştır.
Sezaryen doğumun dezavantajları
Anne için:
- tromboz ve akciğer embolisi riskinin daha yüksek olması
- daha sonraki gebeliklerde rahim yarasında yüksek ağrılı yapışma veya yırtılma riski
- süt üretiminin başlangıcını yaklaşık bir gün geciktirme
- ameliyat yarasında ağrı
- planlanmamış sezaryenlerde olası bir gecikmiş psikolojik kabullenme süreci
Çocuk için:
Sezaryenin avantajları
- perine bölgesinde doğum yaralanmaları olmaz
- daha az pelvik taban şikayetleri
- Die Geburt. Portal „familienplanung.de“. Aufgerufen am 12.08.2025.
- Lasch L. Fillenberg S. Basiswissen Gynäkologie und Geburtshilfe. Springer: Berlin 2017.
- Schwangerschaft und Geburt. Portal „Frauenärzte im Netz“. Aufgerufen am 12.08.2025.
- Schwangerschaft und Geburt. Portal „gesundheitsinformation.de.“ Aufgerufen am 21.01.2021.
- Maternal Mortality Ratio. The World Bank Data. Aufgerufen am 20.08.2025.
Deutscher Hebammenverband e.V. (Alman Ebeler Derneği) tarafından kontrol edilmiştir.
Tarih: