Hamilelikte beslenme

Doğmamış çocuğun gelişimi, anne adayının sağlığına ve davranışına bağlıdır. Burada, beslenme önemli bir rol oynar. Bu makalede, hamileler için hangi besinlerin özellikle önemli olduğunu ve hangi yiyeceklerden kaçınılması gerekeceğini öğrenebilirsiniz.

Bir bakışta

  • Anne adayları, doğmamış çocuğa tüm gerekli besinleri sağlamak için mümkün olduğunca dengeli beslenmelidirler.
  • Vücudun hamilelik sırasında çok miktarda belirli vitamin ve minerallere ihtiyacı vardır. Bunlara her şeyden önce folik asit ve iyot dahildir.
  • Hayvansal gıdalardan kaçınıldığında özellikle yeterli miktarda demir, B12 vitamini ve çinko almaya özen gösterilmelidir.
  • Hamileler çiğ hayvansal ürünlerden (örneğin çiğ süt, çiğ balık ve pişmemiş yumurta) uzak durmalıdır (enfeksiyon riski).
  • Haşhaş, meyan kökü ve kafein içeren içecekler hamilelik sırasında ancak düşük ölçüde tüketilmelidir. 
  • Kilo almak son derece doğaldır, ancak çok fazla veya çok az kilo almak bir uyarı işareti de olabilir.

Not: Bu yazıdaki bilgiler bir doktor muayenesinin yerini tutamaz ve kendi kendine teşhis veya tedavi amacıyla kullanılmamalıdır.

Hamile bir kadın mutfakta duruyor ve alışveriş çantasını boşaltıyor. Bir sürü paketlenmemiş taze meyve ve sebze almış.

Hamilelik sırasında beslenmenin rolü nedir?

Sağlıklı ve yüksek değerli beslenmek hamilelikte özellikle önemlidir, çünkü sadece annenin değil doğmamış çocuğun da sağlığı bundan fayda sağlar. Hamilelik sırasında dengeli beslenenlerin çok fazla düşünmesine gerek yoktur. Bu durumda yalnızca bir iki ufak noktaya dikkat etmek yeterlidir.

Hamile kadınlar genel olarak bol miktarda bitkisel gıdalar, belli bir ölçüde hayvansal gıdalar ve az miktarda tatlı ve atıştırmalık tüketmelidir. Anne adayları, doğmamış çocuğu tehlikeye atmamak için örneğin çiğ hayvansal gıdalar gibi bazı gıdalardan tamamen kaçınmalıdır. Ancak genellikle, hamilelik sırasındaki özel mineral ve vitamin ihtiyacını karşılamak için takviye folik asit ve iyot kullanılması gerekir.

Vitamin ve besin ihtiyacı nasıl değişir?

İkinci trimesterden itibaren kalori ihtiyacında hafif bir artış olur. Bununla birlikte, pek çok hamile kadın bu dönemden itibaren öncekine göre belirgin ölçüde daha az hareket eder ve dolayısıyla, daha az kaloriye ihtiyaç duyar. Bu nedenle, çoğu durumda alışılandan daha fazla yemek gerekmez. Ek olarak, hamileliğin ileri aşamalarında büyük öğünler yerine daha küçük öğünler tercih edilmelidir. Çünkü çocuk büyüdükçe, hamile kadının karnında mide ve bağırsak için kalan alan azalır. 

Vücudun hamilelik sırasında büyük miktarda belirli vitaminlere ve minerallere ihtiyacı vardır. Bunlara her şeyden önce folik asit ve iyot dahildir.

Vücudun hamilelik sırasında çok miktarda belirli vitamin ve minerallere ihtiyacı vardır. Bunlara her şeyden önce folik asit ve iyot dahildir. Ayrıca demir, uzun zincirli omega 3 yağ asitleri ve D vitamini de önemlidir. Jinekoloğunuz hangi preparata ihtiyacınız olduğunu ve sizin için uygun dozu sizinle görüşecektir.

Takviye folik asit ve iyot alınması hemen hemen tüm hamilelere önerilir

Folik asit ve iyot, hemen hemen her hamile kadın tarafından dengeli beslenmeye ek olarak alınmalıdır. Genellikle, artan ihtiyaç sadece beslenme yoluyla karşılanamaz. Folik asit ve iyot eksikliği doğmamış çocukta gelişim bozukluklarının ortaya çıkması açısından yüksek risk doğurur ve mutlaka önlenmelidir. Bu nedenle, Deutsche Gesellschaft für Ernährung (DGE, Alman Beslenme Derneği) hamileliğin ilk üç ayının sonuna kadar ek olarak en az 400 mikrogram folik asit alınmasını önermektedir. Takviye iyot önerisi günde 100 ila 150 mikrogramdır.

Ancak, iyot önerisi tiroid bezi hastalıkları olan kadınlar için geçerli değildir. Bu durumlarda iyot kullanmadan önce mutlaka doktorla görüşmek gereklidir.

Önemli bilgi: Folik asit preparatlarının kullanımına mümkünse hamilelik öncesinde başlamak gerekir. Bunlardan B vitamini özellikle hamileliğin ilk dönemlerinde önem taşır. Kanda gerekli konsantrasyona erişilmesi birkaç hafta alabilir.


Diğer preparatlar ancak bunların yeterince sağlanamadığı kanıtlandığında kullanılmalıdır. 

Demir eksikliği de gebelikte komplikasyonlara neden olabilir. Bu nedenle, kontrol muayenesinde demir düzeyi de kontrol edilmelidir. Hamile kadınların büyük bölümünde, demir ihtiyacı dengeli bir beslenme ile karşılanabilmektedir. Özellikle et iyi kullanılabilir demir içerir. Bitkisel gıdalardan sağlanan demir vücut tarafından daha yetersiz kullanılır. Bu nedenle, vejetaryen veya vegan beslenmede demir değerlerine daha çok dikkat edilmelidir. Bununla birlikte, fazla demir alımının sağlık üzerinde olumsuz etkileri de olabileceğinden, bir demir preparatı ancak doktor tarafından bir eksikliğin belirlenmesinin ardından kullanılmalıdır.

Bazı araştırmalar, dokoheksanoik asit (DHA) gibi uzun zincirli omega 3 yağ asitlerinin erken doğum riskini azaltabileceğini göstermiştir. Ayrıca, DHA fetusta görme işlevinin ve beynin gelişimi açısından da önem taşır. Özellikle bezir yağı (keten tohumu yağı) gibi bitkisel yağlarda ve somon, uskumru ve ringa balığı gibi yağlı deniz balıklarında bol miktarda omega 3 yağ asidi bulunur.

Günümüzde sanayileşmiş kuzey ülkelerinde D vitamini alımındaki yetersizlik oldukça yaygındır. Bununla birlikte, bu tür bir eksikliğin hamilelik üzerinde bir etkisi olup olmadığı veya D vitamini preparatlarını kullanmanın istenmeyen yan etkiler doğurup doğuramayacağı kesin olarak bilinmemektedir. Yeterli alımı sağlamak için her gün en az 5 ila 25 dakika süreyle yüz, eller ve kol ve bacakların bir bölümü açık kalacak şekilde güneşte kalmak yeterlidir. Yetersiz D vitamini alımında, DGE günde 20 mikrogram (800 IE) D vitamini alınmasını önermektedir. Bu öneri hamile ve emziren kadınları da kapsamaktadır. D vitamini almak konusunda şüpheleriniz varsa bu konuyu doktorunuz ile görüşmeniz en iyisidir.

Hamilelik sırasındaki besin ihtiyacına ve tavsiye edilen besin takviyelerine ilişkin ayrıntılı bilgiye DGE ve tüketici danışma merkezi web sitelerinden ulaşabilirsiniz.

Vejetaryen ve vegan beslenmede nelere dikkat etmek gerekir?

Almanya'da giderek daha fazla sayıda insan vejetaryen veya vegan beslenmektedir. Bu kişilerin çoğunluğu 20 ile 39 yaş arasındaki, yani doğurganlık çağındaki kadınlardır. Hamilelikte vejetaryen ve vegan beslenmenin nasıl bir etkiye sahip olacağı konusu giderek önem kazanmaktadır. Esasen, bu konuda vejetaryen (balık veya et olmadan) ve vegan (hiçbir hayvansal ürün olmadan) beslenme biçimleri arasında bir ayrım yapılması gerekir.

Vejetaryen beslenme: Demir, B12 vitamini ve çinkoya dikkat

Yumurta ve süt ürünlerini kapsayan bir vejetaryen beslenmede (lakto-ovo vejetaryen), folik asit ve iyot hariç olmak üzere, gıda takviyeleri olmadan yeterli besin almak mümkündür. Bununla birlikte, demir, B12 vitamini ve çinko alımına özellikle dikkat etmek gerekir. Bunun nedeni, bu üç maddenin özellikle balık ürünlerinde mevcut olmasıdır. Teşhis edilmiş bir eksiklik durumunda gıda takviyeleri kullanılabilir.

Vegan beslenme: Belirli gıda takviyeleri vazgeçilmezdir

Vejetaryenlere yönelik tavsiyeler veganlar için de geçerlidir, ancak birkaç ek yapılması gereklidir: salt bitkisel beslenmede B12 vitamini preparatlarının kullanılması zorunludur, çünkü bu vitamin yalnızca et, balık ve süt ürünlerinde bulunur. Vegan yaşantıya sahip insanlar kalsiyumdan zengin hayvansal ürünler tüketmediklerinden, koyu yeşil yapraklı sebzeler (örneğin brokoli) gibi kalsiyum içeren bitkisel gıdalardan yeterli miktarda tüketmeleri gerekir. Ek olarak, kalsiyum ile zenginleştirilmiş gıdalar, örneğin meyve suları veya kahvaltı gevrekleri ya da gıda takviyeleri kullanılmalıdır. Vegan kadınların hamilelik sırasında ve daha da iyisi henüz planlı bir hamilelikten önce mineral ve vitamin düzeylerini kontrol ettirmeleri gerekir.

Önemli bilgi: Çocuk sahibi olmak isteyen ve kişisel nedenlerle veya sağlık nedeniyle belirli gıdaları tüketmeyen kadınlar nitelikli bir beslenme danışmanından destek alabilirler. Böylece, doğmamış çocuğun tüm esansiyel besinleri alması sağlanabilir.

Hamilelikte vejetaryen ve vegan beslenmeyle ilgili diğer yardımcı bilgileri Bundeszentrale für gesundheitliche Aufklärung (Federal Sağlık Bilgi Merkezi) web sitesinde bulabilirsiniz.

Hamileler hangi gıdalardan kaçınmalıdır?

Hamile kişilerin hamilelik ve emzirme dönemlerinde alkol ve diğer uyuşturuculardan kesinlikle kaçınması gerektiği herkesçe bilinmektedir. Hamilelikte birkaç başka gıdanın alınmasından da kaçınmakta fayda vardır. Bunun nedeni, enfeksiyonlara neden olabilecek bazı patojenlerin bulaşmış olması ihtimalidir. Ayrıca, belirli gıdalar yalnızca düşük miktarlarda tüketilmelidir çünkü bunların içeriğindeki bazı maddeler doğmamış çocuk için zararlı olabilir.

Hamilelik sırasında şu yiyeceklerden kaçınılmalıdır: Çiğ süt, kamembert peyniri, salam, somon füme ve çiğ yumurta.

Çiğ süt, çiğ et ve çiğ balık ürünleri

Çiğ hayvansal ürünler Listerium monocytogenes ve Toxoplasma gondii adlı patojenleri içerebilirler. Yetişkinler için çoğunlukla tehlikeli olmayan bu patojenler, listeriyoz ve toksoplazmoz adlı enfeksiyon hastalıklarına neden olabildiklerinden doğmamış çocuk için tehlikeli olabilirler. Bunlardan listeriler doğmamış çocuklarda bir beyin zarı iltihabına neden olabilmektedir. Toksoplazmalar çocuğun sinir sisteminin gelişimini olumsuz etkileyebilirler. Ek olarak, her iki patojen de düşüklere ve erken doğumlara yol açabilir.

Listeriler başlıca, kamamber (Camembert), bri (Brie), beyaz peynir (Feta) ve rokfor (Roquefort) gibi peynir çeşitlerini de içeren çiğ süt ürünlerinde bulunur. Bu nedenle, hamileler bunları ve çiğ sütten yapılan diğer peynir çeşitlerini tüketmekten kaçınmalıdır. Toksoplazmalar, salam sucuk gibi çiğ et ürünlerinde ve aynı zamanda tütsülenmiş balıkta bulunabilirler. Bu nedenle, et ve balık yalnızca iyi pişirilmiş şekilde tüketilmelidir. Bununla birlikte, yıkanmamış meyve ve sebze tüketimi de toksoplazmoza neden olabilir. Bu nedenle, özellikle hamilelikte meyve ve sebzeler daima iyice yıkanmalıdır.

Çiğ yumurta ve kanatlı etleri

Yumurtalar salmonella içerebilir. Bu patojenler doğmamış çocuk için tehlikeli olabilir (salmonelloz). Bu nedenle, yumurtalar hamilelikte sadece pişmiş halde tüketilmelidir. Aynısı kanatlı etleri için de geçerlidir. Tercihen, hamileler çiğ yumurta içeren yemeklerden de kaçınmalıdırlar.

Karaciğer

Hamileliğin ilk üç ayında karaciğer tüketimi doğmamış çocuğa zarar verebilir, bu nedenle, bu dönemde tüketmekten bütünüyle kaçınılmalıdır. Bunun nedeni içeriğindeki çok yüksek miktarda A vitaminidir. A vitamini her ne kadar gelişim için önemli olsa da, özellikle hamileliğin ilk dönemlerinde fazla tüketimi çocuk için zararlıdır. Hamileliğin ikinci trimesterinde, düşük miktarlarda (haftada en fazla 125 gram) olmak üzere karaciğer yiyebilirsiniz.

Haşhaş

Haşhaş tohumları üretim sırasında morfin ile kirlenebilir. Yüksek morfin konsantrasyonları sağlığa zarar verebileceğinden, hamilelerin yüksek miktarlarda haşhaş tüketmeleri önerilmez. Bununla birlikte, özellikle fırında pişmiş haşhaşı düşük miktarlarda çekinmeden tüketebilirsiniz.

Meyankökü

İçeriğindeki glisirizin nedeniyle, yüksek miktarda meyankökü tüketimi yan etkiler doğurabilir. Ayrıca, glisirizinin doğmamış çocuğun gelişimi üzerinde olumsuz etkisi olabileceği düşünülmektedir. Ancak araştırmalar kesin bir ilişkiyi kanıtlayamamıştır. Bununla birlikte, Bundeszentrum für Ernährung (Federal Beslenme Merkezi) hamilelerin günde en fazla 100 gram meyan kökü ve en fazla 50 gram kuvvetli meyan kökü (Starklakritze) tüketmesini önerir.

Kafein içeren içecekler

Kahve, siyah ve yeşil çay ve kola gibi kafein içeren içecekler hamilelikte dikkatle tüketilmelidir. Çok yüksek kafein alınması fetüsün büyümesini yavaşlatabilir ve bebeğin doğum ağırlığını düşürebilir. Ek olarak, günde 300 miligram kafein (3 ila 4 fincan kahve) tüketimininin üzerinde düşük riski belirgin ölçüde yükselmektedir. Günde 200 mg'a kadar kafein zararlı değildir. Bu yaklaşık 2 büyük fincan (200 ml) kahveye karşılık gelir.

Önemli bilgi: Hamilelik sırasında enerji içeceği tüketmekten sadece yüksek kafein içeriği nedeniyle bütünüyle vazgeçmemelisiniz. Enerji içecekleri ayrıca etkileşimleri henüz tam olarak aydınlatılmamış pek çok bileşen de içerir.

Ne kadar kilo almak "normal"dir?

Hamilelik sırasında kilo almak tamamen doğaldır. Bunun nedeni sadece gelişmekte olan çocuğun ağırlığı veya "açlıktan gözü kararmak" değildir. Alınan kilonun büyük kısmı, vücutta biriken ve diğerlerinin yanı sıra plasenta ve amniyotik sıvı için gerekli olan sıvıdır (su).

Anne adayı hamilelik ilerledikçe daha fazla kilo alır. Ne kadar kilo alınabileceği veya alınması gerektiği konusunda genel bir tavsiyede bulunmak mümkün değildir. Tavsiyeler daha ziyade bir kadının hamilelik öncesindeki kilosuna, yani düşük, yüksek veya normal kiloya sahip olup olmamasına bağlıdır. Burada vücut kitle endeksi de (BMI) belirleyicidir. Normal kilodaki kadınlar için (BMI=18,5 ile 25 arasında) vücut ağırlığında 11 ile 16 kilogram arasında bir artış olması sorun değildir. Düşük kilolu kadınlar (BMI=18,5'in altında) hamilelik sırasında 18 kilograma kadar kilo alabilirler. BMI değeri 30'un üzerinde olan ciddi aşırı kilolu kadınlarda ise 9 kilogramdan fazla olmamalıdır.

Çok fazla veya çok az kilo almanın tehlikeleri

Hamilelikte çok fazla kilo alınması, doğum sırasında komplikasyon meydana gelmesi ve
hamilelik diyabeti riskini de artırır. Ancak çok az kilo alan hamileler de hem kendilerinin hem de çocuklarının sağlığını tehlikeye atabilirler; erken doğumlar veya çok düşük bir doğum ağırlığı söz konusu olabilir.

Önemli bilgi: Hamilelik sırasında çok hızlı kilo almanız (yaklaşık haftada 1 kilogram) bir hastalık belirtisi olabilir ve doktor tarafından araştırılmalıdır. Bu, hamilelik diyabeti veya yaşamı tehdit edebilecek olan preeklampsi varlığına işaret edebilir. Bu durumda sizi ve çocuğunuzu korumak için çok hızlı doktor müdahalesi sağlanması önemlidir.

Hamilelik sırasında kilo alma konusunda daha fazla bilgi gesundheitsinformation.de sayfalarında yer almaktadır.

Diğer bilgiler

"Hamilelik sırasında nelere izin verilir ve nelere izin verilmez?" başlıklı makalemizde hamilelikte nelere izin verildiği konusunda daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

Deutschen Hebammenverband e.V. (Alman Ebeler Derneği) tarafından kontrol edilmiştir. Tarih:

Bu yazıyı faydalı buldunuz mu?